ASSOS

Assos Edremit körfezinin kuzey ucunda doğal ve yapay olarak iyi tahkim edilmiş bir bölgede kurulmuştu. Deniz tarafından,limandan çok dik ve uzun bir yolla ulaşılır.Bu durumda gitaracı Stratonikos'un sözleri yerinde görülebilir:"Ölüm hükmünü daha çabuk vermek istiyorsan Assos'a git".Liman büyük bir mendirekle kurulmuştur. Assos'un Methymnalılar(Midilli) tarafından kurulduğu söylenir ve Aiolis (Troia ile İonia arasındaki bölge)kenti olarak adlandırılır" (Kaynak :Strabon-Geographika Kitap XII)

Strabon'un bu şekilde anlatmaya başladığı Assos'un bilinen tarihi M.Ö.2000 li yıllardan başlar.M.Ö 6.yüzyılda Lidyalıların,sonra Perslerin,Attik-Delos Birliği'nin,Büyük İskender zamanında Makedonya'nın,daha sonra da sırasıyla Bergama,Roma, Bizans, Osmanlı hakimiyetleri görmüştür.Antik yerleşimin etrafı 3 km.uzunluğunda 20 m.'ye varan,bölgenin kendine özel taşlarıyla yapılmış bir surla çevrilidir.Zamanında ünlü filozof Aristo'nun burada yerleştiği,evlendiği ve ders verdiği bilinmektedir.Bizans çağında burada görevli olan Makhrames adlı bir komutan dolayısıyle,o çağdaki yerleşime "Makhramion"(Makhrames Yeri) denir oldu;bu ad,Türk ağzında Behram'a döndü. (Behramköy,Behramkale). Makhramion adını Türkler Behram'a çevirmeden önce,Makhram biçiminde kullanmış olduklarını "Neşri Tarihi"nden anlıyoruz.Bu eserde yazıldığına göre Karesi oğullarından Dursun Bey,kardeşinin elindeki ülkeyi ele geçirmek için Osman oğlu Orhan Bey ile anlaşırken,"Bana sadece Kızılca Tuzla ile Makhram tarafı yeter"demişti.

SIT alanı ilan edilen Assos'ta yeni yerleşim yapılmamaktadır.Yeni yerleşimler antik şehrin hemen yanında ayrılan bir bölgede yapılmaktadır.Eskiden kalan yapılar da aslına uygun olarak yenilenmektedir.Bugün bütün dünyaca bilinen Turistik bir yer olmuş ve yenilenen ve yeni yapılan yapıları ile hemen doğusundaki Kadırga Koyuna kadar yayılmıştır.Ayrıca her yıl Eylül ayı sonunda antik alanda bir Gösteri Sanatları festivali düzenlenmektedir.Assos ile ilgili daha ayrıntılı bilgi veren çok Internet sitesi vardır.Bunların bir kısmını aşağıda bulabilirsiniz.Behramkalede köylülerin elişlerini,kendi dokudukları halılarını ve zeytinyağı, kekik, gözlemelerini alabilirsiniz.

ADININ ANLAMI:Sözcüğün aslı "Assa"dır.Helen ağzında Assos,İssos olmuştur.Çeşitlemesi:İssa.Anlamı:"Yerleşim" buradan köy,kasaba, kent anlamında. -assa,-issa,issos,-assos ile biten adlar coğrafi olarak -kenti anlamındadır.Helen ağzında bu şekilde -ssos biçimini alan bitiş,Türk ağzına uyarlanırken genellikle -sun ya da -sin edilmiştir. (Agalassos/Ağlasun-Armassos/Armasun-Amissos/Samsun v.s.) Değişmeyen adlarda ise sondaki -a gitmiş veya -s ,-z olmuştur.(Mylasa/Milas-Arpasa/Arpaz v.s.)

 

BAYRAMİÇ                                                                                                                                                                                    
"Dardania ülkesinin altında vaktiyle içinde Kebrene denilen bir kent bulunan ve hemen hemen Dardania'ya paralel durumda olana Kebrenia yer alır.Kebrene'nin Skepsis(Kurşunlutepe)topraklarına kadar uzandığı tasavvur edilebilir.Aralarından akan Skamandros(Kara Menderes) sınırdır.Antigones her iki halkı da şimdiki Aleksandria'ya(Alexandria Troas),vaktiyle Antigoneia olarak adlandırılan kente iskan edinceye kadar,Kebreneliler ve Skepsisler birbirleriyle daima düşman ve savaş halinde idiler.Şimdi Alexandriad'da Kebreneliler kalmamış ve Skepsisler ise,Lysimakhos'un izniyle ana yurtlarına dönmüşlerdir."

Strabon'un bu şekilde anlattığı Bayramiç İda Dağının Zirve eteklerinde yer alan tertemiz bir ova kasabasıdır.Günübirlik 15 km.ileride İda zirvesine giden yol üzerinde bulunan Evciler Köyü dahilindeki Ayazma'ya mutlaka gidilmelidir.Bu yol üzerinde sağlı sollu uzananan bağlar ve meyve bahçeleri,su değirmeni nefis bir görsel manzara sunuyor.Kameralarınızı unutmayın.Ayrıca buradaki tarihi evler de gezilip,görülmeli.

Bayramiç panayırı 17-20 Mayıs ve 27 Ağustos

Bayramiç Ayazma Festivali 17-19 Ağustos

ADININ ANLAMI:Kebrana adının Kebra kısmı; Luwi dilinde"gür su,bol su" anlamındaki Abra/Ebra ögesi ile ,"Güzel, iyi, kutlu, kutsal" anlamına gelen Kuwa öntakısının birleşmesi sonucu meydana gelmiştir.Sondaki ana takısı da "wana/ana"("-sal,-ülkesi") dir.Yani Kebrana "Kutsal Su ülkesi" anlamına geliyor.Zamanla bu ad sonradan yerleşen halkların telaffuzlarına uygun olarak Kebrana,Ebrana,Ebrama,Ebramitis (Bizans çağında) ,Ebramiç (Osmanlı döneminde -mitis takıları "-iç" şeklinde dönmüştür. Domanitis/Domaniç- Pegaditis/Bigadiç gibi),Bayramiç olarak değişmiştir.

Bayramiç adında aynı kökten türemiş olan Gönen'de ve Evreşe'de iki köy vardır.Bu köylerin bulunduğu yerlerde de pınarlar vardır.

 

KÜÇÜKKUYU                                                                                                                                                                               

"Homeros Lekton(Bababurnu) ve Zelia(Sarıköy)'yı İda dağının en uç etekleri olarak tanımlarken,bir taraftan da gerçeği yansıtarak Gargaros'u bir "zirve" olarak onlardan ayırt etmektedir.Gerçekten de halk İda'nın yüksek kısımlarında Gargaron denen bir yer gösterir ki buna izafeten bir Aiol kenti olan şimdiki Gargara,adını buradan almıştır.""Buraları Assos dolayları ile birlikte Leleglerin işgal ettiği yerlerdir.Gargara Assos'lular tarafından kurulmuştu,fakat nüfusu azdı,bu nedenle krallar Miletopolis(Manyas)'i tahrip ettiklerinde, Gargara'ya buradan göçmenler getirdiler ve böylece (Skepsisli Demetrios'a göre) Gargaranın halkı,Aiolisliler yerine yarı yarıya yabancı oldu. Lelegler,buraları Akhilleus tarafından talan edilince Karia'ya göçerek bugünkü Halikarnassos(Bodrum) dolaylarını ele geçirmişlerdir."

Strabon'un bu şekilde anlattığı ve Troia'ya bağlı sekiz yer'den biri olan eski Küçükkuyu'dan bugün iz yoktur.Bugünkü Küçükkuyu ise temiz denizi,balıkçı limanı ve her zaman bol balığı,güzel motelleri, düzenli yapılanması,balıkçı limanı olan ve çevresine doğru genişleyen bir beldedir.Bu genişleme doğal olarak Edremit Körfezinin sorunu olan Zeytin Ağaçlarının sahil kısımlarından yok olmasına burada da yol açmaktadır.Ayrıca yeni yapılmaya başlanan Assos-Küçükkuyu yolu da buna katkıda bulunmaktadır.Çevresinde bulunan köyler,Afrodit Kaplıcası,Değirmen günübirlik gezilere uygundur.Cuma günleri kurulan pazarında köy ürünleri satın alabilirsiniz.

ADININ ANLAMI : Luwi dilinde ve ardılı dillerde Karka-(u)ra, " Yüce Dorukyeri ". KAR: Baş, kral, reis, doruk, uç anlamlarına gelir. KARKA: Başyeri,DorukYeri,Uç yeri anlamlarına gelir. Türevleri: Karaka, Kıraka, Karga, Kargı, Kargaria, Gargara, Karkaron, Karkamis. URİ : Büyük,Ulu,Yüce

ÇEVRE KÖYLERİ: ADATEPE,YEŞİLYURT, KÜÇÜKÇETMİ, MIHLI, BAHÇEDERE, ADATEPEBAŞI

 

ALTINOLUK                                                                                                                                                                                   

"Üzerinde Gargara'nın bulunduğu çıkıntıyla,üzerinde Aphrodision(Afrodit Tapınağı) bulunan Pyrrha'ya kadar olan kısım Adramyttene'dir.
Bu iki burun arasındaki açıklık yüzyirmi stadiadır.
İç kısmında Antandros bulunur,bunun yukarısında Paris'in hakemlik ettiği söylenen Aleksandria dağı vardır.
Ayrıca,İda dağından gelen kerestenin pazarlandığı Aspaneus da buradadır,insanlar keresteyi aşağıya indirerek burada isteyenlere satmaktadır."

Strabon'un anlattıkları eski Altınoluk içindir ve burası bugünkü Altınoluk'un üst kısmında tepede yer alır.Yeni başlayan kazılarla antik şehir koruma altına alınmakta,yeni arkeolojik bulgular gün ışığına çıkmaktadır.Bugün Altınoluk aşırı talebe bağlı yerleşme sonucu,eski güzelliklerini olduça yitirmiş,modern yapıları ile beton yığını haline gelmiştir.Eskilerin izini bulmak için yukarılara çıkmak ve bağlı köylerine gitmek gerekir.Son dönem Belediyenin yoğun düzenleme ve kültür çalışmaları olmaktadır.Yeni yapılan "Antik Tiyatrosu" sanat için hizmet vermektedir.Ayrıca tiyatronun üst tarafında yapılan setli parktan körfezi seyredebilirsiniz. Kıyı kesiminde bol olan Motelleri,lokantaları,barları ile her mevsim hizmet bulabilirsiniz. 

Pazarı Cumartesi günleri kurulmaktadır.

KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALI 11 AĞUSTOS tarihindedir.

ADININ ANLAMI:Kent adının aslı Adadra [Ada-(A)dra] "Ada'nın Erkeği"dir.ADA:Luwi/Pelasgos dilinde Ada sözcüğü "Ana"karşığında kullanılıyordu.Hellen söyleminde bu şekle bürünmüştür.ADRA:"Erkek,Koca" demektir.

Sözcük özellikle Ana Tanrıçanın erkeği baş tanrıyı kasteder,onun adlarından biridir.(o zamanki toplumlar anaerkil olduğu hatırlanmalı) Türevleri:Adra/Odra/Otra/Adraa/Adrama/Adramyta/Adramyta/Adramut / Hadramut

 

EDREMİT                                                                                                                                                                                       
Edremit, antikçağlarda bugünkü Burhaniyede,o zamanlar Troas bölgesinde,Lydialılar tarafından kurulmuş sonradan Atinalılar tarafından kolonize edilmiş olup,antik çağlarda ismi Adramyttion olarak geçmektedir. Kent o zamanlar bugünkü Altınoluk ve Küçükkuyu'yu içine alan ve Assos'un ilerisine kadar olan bölgenin hakimiydi. Daha sonra bugünkü yerleşim yerine geçilmiştir. M.S.1231 yılında Selçukluların idaresine girmiştir.Kurtuluş savaşı sonrası 9 Eylül 1922'de işgal kuvvetlerinden kurtarılmıştır.

Bugün Edremit İl olma hedefinde hızla ilerleyen büyük bir ilçedir.Nüfus artışı,yerleşimin yayılması Edremitin çevresindeki köylerle birleşmesine yol açmaktadır.Fakat Edremitin doğal ve   yerel özellikleri hala bozulmamıştır.Eski evlerini hala görebilirsiniz.  Pazarına dağ köylerinden gelen Türkmenler ile renkliliğini korumaktadır.Çevresinde gezilecek   yerler olarak: Sarıkız,Pınarbaşı,Zeytinli,Kızıl Keçili(Anıt Ağaçlar ), Akçay, Tahtakuşlar Etnografya Müzesi sayılabilir.

Yerel pazarı Çarşamba ve Pazar günleridir.

Edremit Kurtuluş Günü 9 Eylül

Akçay Zeytin Festivali 14 Temmuz

Sarıkız Hayır Yemeği 15 Ağustos

ADININ ANLAMI:Edremit adının aslının,Hellen ağzına uydurulmuş biçimi Atramytteion,Adramyttion,Atramyttion biçimlerinde de   yazılır. Yalnız sonuna eklenen -eion (keza:-ion) takısı Hellen dilindedir ve o dilde "-yeri" anlamındadır. Adın aslı Adramut yani Adra-Mut,"Adra Vadisi"dir.Bu ad batı ucunda Edremit'in ilk kurulduğu((ilk kuruluş yeri vadi ucuna daha da yakın olarak),Balıkesir'e uzanan önemli doğal geçit vadisini kasdeder.

 

BERGAMA                                                                                                                                                                                     

Bergama Büyük İskenderin haleflerinden olan Agathokles'in oğlu Lysimakhos'un hazinesini koruduğu yerdi.Bergama halkı dağın tepesinde iskan edilmişti;koni şeklinde olan dağ dik yamaçlıydı.Bu dağın ve hazinenin korunması, çocukluğundanberi hadım olan Tienionlu Philetarios'a verilmişti.Philetarios sonradan halkı ayaklandırarak yönetimi ele geçirdi ve yirmi yıl hüküm sürdü. (Kaynak:Strabon-Geographika Kitap XIII)

Strabonun bahsettiği bu dönemden önce Prehistorik çağda yerleşim başlayan Bergama M.Ö.6.yy.'da Lidya'nın Mysia Eyaletine bağlıydı. Perslerin Anadoluyu işgalinde ise Bergama Perslerden diğer yörelere karşı daha yumuşak bir yönetim görerek ekonomik olarak daha büyüdü.M.Ö.330 yılında ise Büyük İskender'in egemenliğine girdi.M.Ö.133 yılında ise son hükümdar III.Attalos çocuğu olmadığından devletini Roma İmparatorluğuna miras olarak bırakarak,Roma İmparatorluğunun Anadolu'ya hakimiyetine araç oldu.İmparator Hadrianus zamanında büyük bir yükseliş başladı.M.S.3.yy'dan 14.Yy'a kadar Bizans egemenliğinde kaldı.14.Yy'dan itibaren Türk hakimiyeti başladı.

ADININ ANLAMI:Luwi dilinde Parga-(u)ma ögelerinden türetilmiş,"Yüksek Yerin Halkı"(nın kenti) anlamında Pargama'dır.Hellen ağzında bu şekle bürünmüştür. PARGA/BARGA/BERGA:"Yüksek Yer,Dağ,Tepe,Burç,Hisar" Hititçe:Parkus,pargamus, Ermenicede: Pardzr Almancada:Burg, Fransızcada:Bourg, İngilizcede:Borough, Farsçada Borç=Burç, Hellencede Pyrgos.

KAZDAĞLARI                                                                                                                                                                                

Mitolojide “Bin Pınarlı İda” olarak adı geçen Kazdağları, tertemiz bünyesinden fışkıran o berrak pınarlarını bugün hala, Ege Denizine akıtmaya devam ediyor….
Ege’li Ozan Homeros’ un İLYADA isimli destanında sözünü ettiği İDA, tarih öncesi çağlardan bu yana birçok insan yerleşimine beşik olur.

TROYALILAR, HİTİTLER, LİDYALILAR, ROMALILAR, SELÇUKLULAR VE OSMANLILARA ev sahipliği yapan İDA, bereketli doğası ile misafirlerini doyurmuş, mutlu etmiş….
Bugün Kazdağları’ nın bazı noktalarında, adı geçen uygarlıkların izlerine rastlamak mümkün.


Günümüzden 3200 yıl evvel bu topraklarda gerçekleşen ve DÜNYANIN İLK DOĞU-BATI SAVAŞI OLAN TROYA SAVAŞLARINI, on yıl boyunca tanrı ZEUS, bu dağdan izler.
Bugün Adatepe Köyünün yanında ZEUS ALTARI olarak adlandırılan bu gözlem noktası, binlerce yerli-yabancı turistin ziyaretine açıktır.

DÜNYANIN İLK GÜZELLİK YARIŞMASI burada yapılır.

Troya Hükümdarı Priamos’un oğlu PARİS, elindeki altın elmayı uzatarak AFRODİT’ i , insanlık tarihinin İLK GÜZELLİK KRALİÇESİ ilan eder.
Bölgenin Kültürel Dokusuna damgasını vuran SARIKIZ EFSANESİ, bu dağda gerçekleşti.
Güre Beldesinin hemen üstünde bulunan KAVURMACILAR KÖYÜNDE geçen bir öyküden adını alan efsane, temelinde “gerçek” bir olaydır. Ancak anlam derinliği nedeniyle çeşitli versiyonlarda yüzlerce yıldır anlatılır, durur…
Edremit’ e 10 km. uzaklıktaki TAHTAKUŞLAR köyünde, emekli öğretmen ALİBEY KUDAR’ın kurduğu veTürkiye’ nin ilk özel müzesi olma özelliğini taşıyan ETNAOĞRAFYA GALERİSİNE bir gün yolunuz düşerse, SARIKIZ EFSANESİNİ, bir de geçmişi aynı köklere dayanan bu değerli araştırmacıdan dinleyebilirsiniz….

Yaklaşık BİNBEŞYÜZLÜ YILLARDA gerçekleşen bu olaydan sonra, dört bin yıllık
İ D A olan bu dağın ismi artık K A Z D A Ğ L A R I ( veya KAZDAĞI ) olarak adlandırılmaya başlar.

YEŞİLYURT                                                                                                                                                                                    

yeşilyurt köyü'nün eski adı Büyük Çetmi olarak biliniyor. Köy, Kazdağı'nın eteklerinde yer alan şirin bir yapıdadır. 200 kişilik köy nüfusu, 90 hanede hayatını sürdürmektedir. Yüzyılların birikiminin oluşturduğu taş işçiliğinin örnekleri köydeki mevcut binalarda görülmektedir.
Köy, İda Dağı'nın göbeğinde zeytin ve çam ağaçları ile çevrilidir. Bu bölgenin dünyada oksijen oranı en yüksek ikinci yer olduğu saptamıştır.
Yeşilyurt Köyü, mitolojide "ilk hoşluk kraliçesi yarışması"nın yapıldığı dağ olarak geçer. Yunan mitolojisinde tanrıçalar Hera, Afrodit ve Athena'nın katıldıkları hoşluk yarışmasının yapıldığı yer olarak adı geçen İda dağı, günümüzde Kazdağı olarak bilinmektedir.



Dağ hakkında söylenceler bununla da kalmaz. Mitolojiye göre Zeus burada doğmuş, tanrılar Truva Savaşı'nı buradan izlemişler ve aşk ile hoşluk tanrıçası Afrodit ilk kez burada aşık olmuştur.

Edremit Körfezi'nin kuzeyinde yeralan dağın yamaçlarında, bir çok antik eser bugüne kadar gelmiştir. Homeros'un İlyada Destanı'nda ve Halikarnas balıkçısı'nın eserlerinde İda dağı'nın ismi çok kereler geçer.